Kadın ve Erkek Arasındaki Fark 4 dakika ve 4 saat

Kadın ve Erkek Arasındaki Fark 4 dakika ve 4 saat başlıklı konu hakkında detaylar ve Kadın ve Erkek Arasındaki Fark 4 dakika ve 4 saat konusu hakkında aradığınız tüm bilgiler Kadın ve Erkek Arasındaki Fark 4 dakika ve 4 saat başlığı altında toplandı.

Kadın ve Erkek Arasındaki Fark 4 dakika ve 4 saat :

Gelin ve damatlar gelemezse, ben onlara giderim Kadın tüm ihtiyaçlarını karşılayabilecek 1 erkek ararken, erkek tek bir ihtiyacını karşılayabilecek tüm kadınları arar. Sonra bir gün aşk tanrısı Eros ’un oku erkeği vurur ve aklından hiç evlilik geçmeyen erkek, kendini bir anda düğün organizatörünün ofisinde veya düğün fotoğrafçısının ofisinde düğün çekiminin konseptini düşünürken bulur. Bu arada ofis demişken, uzun süredir ofisime gitmediğimi farkettim. Zaten genelde pek ofis adamı değilim, ofiste en fazla kağıtları buruşturup, çöp kovasına basket atarım. Stüdyo da Seyrantepe gibi sanayi mahallesi bir yerde olunca, en iyisi ben gelin ve damatların ayaklarına gideyim dedim. Anadolu yakasında oturan gelin ve damatlarla görüşmek için haftanın bir günü karşı tarafa geçiyorum. Bu uygulamadan herkes çok memnun. Anadolu yakasından Avrupa yakasına geçmek veya tam tersi olunca, sanki bir ülkeden başka bir ülkeye gitmenin psikolojisine giriyor insanlar. Uzun lafın kısası, görüşme için ofisime gelemeyenler olursa, Kanyon, Akmerkez,  Astoria gibi AVM ’ lerde veya Starbucks ’ larda buluşuyoruz. Hatta şehirdışında çekimlerim olunca bir veya iki gün önceden gidip, o şehirdeki müstakbel gelin ve damatlarla görüşüyorum. Seyahate çıkmadan üç gün önce onlara mail atıyorum ve onlar bana dönünce görüşme için yer ve zaman belirliyoruz. Gelin ve damatlara örnek fotoğraf veya videoları gösterdiğim zaman, yan masalarda oturan kişilerin de ilgisini çekiyor. Bir kaç defa, yanıma gelip, pardon kulak misafiri oldum, hatta göz misafiri oldum, işleriniz ne güzel, kartınızı alabilir miyim diyenler oldu. Dört Dakikada Damat, Dört Saatte Gelin Hazırlanır! Erkek pantolonunu giydi, ayakkabılarının bağcıklarını bağladı. Saçına bir tutam jöle attı ve saçlarını arkaya doğru taradı. Tüm bunlar 2 dakika 14 saniye sürdü. Smokinin papyonunu annesi taktı. Son olarak telefonunu ve anahtarlarını cebine koyduğunda aradan sadece 4 dakika geçmişti. Huzurlu, sakin ve keyifli bir 4 dakika. Kadın kuaföre gitti, saçlarını yaptırdı, yüzüne cilt bakımı ve makyaj yapıldı. Saçlar yapılırken çocukluğundan beri gittiği kuaförüyle tartışır çünkü saçı istediği gibi olmaz, ağlamaya başlar. Duygusallaştığı için ağlıyordur aslında ama bu ağlama kısmı makyaj yapılırken olmaz inşallah yoksa işler uzar gider. Manikür, pedikür, göze rimeldi, fardı, maskaraydı derken biz fotoğrafçılar kuaförde maskara oluruz. Stresli, duygusal, heyacanlı 4 saat. İşte kadın ve erkek arasındaki fark. Damat 4 dakikada hazırlanırken, gelin 4 saatte hazırlanır. 4 saat kuaförde geçen zamanda oysa ben 400 kare müthiş gelin damat fotoğrafları çekebilirdim ama kuafördeki keşmekeş bitmez. İşler uzar gider. Maço Pozlar Gelin ve damadı pozlarken verdiğiniz pozları gelin daha dikkatli dinler, damat ise daha az dikkatli dinler ve birkaç defa tekrarlamak zorunda kalabilirsiniz. Gelinin çok güzel gözükme psikolojisi, damadın yakışıklı gözükme psikolojisinden daha ağır basar, belki de bu yüzden gelin daha iyi dinleyicidir. Damatların en sevdiği pozlardan biri, ceketini çıkarıp, sırtına koyması, kaşını kaldırıp  sert bakması. Gelin arkandan sana sıkı sıkı sarılsın. Evet Benicio Del Toro gibi bakıyoruz dediğimde, damadın suratında gururlu bir tebessüm oluyor ve gerçekten bu tarz pozları sevdiklerini hissediyorum. Kadınların en sevdiği poz ise erkeğin diz çöküp, evlenme teklifi ettiği enstantaneyi canlandırdığı poz. Kadınlar hayatlarında en azından bir kez erkeklere diz çöktürme zevkini yaşıyorlar. Bir de erkeklerin havada zıplayıp, topuklarını çarpıştırdığı bir poz var ki artık demode olmuş durumda. Herkesin düğün albümünde aynı karelere rastlanabilir. Bekarlar isim yazdırıyor! Ayakkabının altına isim yazılır, eğer o isimler birkaç saat içerisinde veya gecenin sonuna kadar silinirse, bu ismi yazılan bekar bayanların evleneceği anlamına gelir .Bende her düğünde geline rica edip, kız arkadaşlarının isimlerinin arasında kendi ismimi yazdırırım. Ayşe, Esra, Filiz derken arada Efe. Bence güzel bir gelenek, eğlenceli. Erkekler neden kendi ayakkabılarının altına evlenmek isteyen arkadaşlarının isimlerini yazdırmıyor? Demek ki kadınlar evlenmeye daha meraklı. Ayakkabı altına isim yazdırmalar, gelin buketini yakalamaya çalışmalar, bir koşturmaca, bir motivasyon, maşallah. Las Vegas ’ta sarhoşken evlenip, ayılınca boşananlar Kimi insanlar şanslı doğar, kimileri de şanssız. Şanslı derken, kimileri en lüks 5 yıldızlı otellerde, kimileri de kuru pasta limonatalı düğün salonlarında evlenir. Bence şanslı evlilik, uzun süren evliliktir. Günümüzde bazı evlilikler sadece birkaç sene sürüyor. Hatta Britney Spears ’ in sarhoşken Las Vegasta evlenip, ertesi gün boşandığını (boşanma kısmı ayılınca oldu zannederim) Us Weekly dergisinden okumuştum. Bugüne kadar ne düğünler ne evlilikler gördüm, zengini, fakiri, aşk evliliği ve mantık evliliğinden tutun her türlü düğün ve evlilik gördüm. Geçenlerde Ankara ’da bir düğün çektim. Damat tarafı muhafazakar, gelin tarafı modern. Bir kısım içiyor, dansediyor, diğer kısım oturuyor. Bir düğünde vals veya tangoyla dans edenler, kimi düğünde Ankara misket oynayanlar. Kimi düğünler çok eğlenceli, fotoğraf makinesini bırakıp, dans edeseniz geliyor, kimi düğünler daha az eğlenceli olabiliyor.Yönetmen eşi Gut Ritchie ’den ayrılmasıyla gündeme gelen Madonna düğün fotoğraflarını izinsiz yayımlayan gazeteye 5 milyon sterlinlik tazminat davası açmış. 2000 yılında basına kapalı törenle evlenen sanatçı, geçen yıl düğün fotoğraflarını yayımlayan İngiliz gazetesini dava etti.Fotoğrafları düğünün dekorunu yapan iç mimarın verdiği kaydedilmiş. Dava falan demişken, maalesef Türkiye ’de telif hakkı konusunda fazla bir ilerleme kaydedildiğini düşünmüyorum. Birgün bir gazetede, benden izin alınmadan yayımlanmış benim çektiğim bir düğün fotoğrafını gördüm, daha da kötüsü, bir kebapçının reklam panosuna koyduğu, mekanımızda her türlü düğün, nişan çekilir reklamında fotoğrafımı görünce bayağı şaşırmıştım. Daha da kötüsü, yurtdışından Türkiye ye yeni döndüğümde yani yaklaşık 3 sene önce evlilik fuarına gittiğimde, bir gelin dergisinde 2 fotoğrafımı görünce, dergiye telefon açıp, onları dava edeceğimi söyledim. Neyse daha sonra benimle iletişime geçtiler ve bir sonraki sayıda fotoğraflarıma ve adıma da yer vererek tam 12 sayfa bana yer ayırdılar ve iş tatlıya bağlandı. Sanatçıdan izin alınmadan, onun eserinin yayımlanması hırsızlıktan başka bir şey değildir. Bu konuda herkesi duyarlı olmaya davet ediyorum..  Efe Babacan /http://www.efesphotography.com/

benzer kategori içerikleri, Kadın ve Erkek Arasındaki Fark 4 dakika ve 4 saat konusu hakkında bilgiler, Kadın ve Erkek Arasındaki Fark 4 dakika ve 4 saat açıklaması, Kadın ve Erkek Arasındaki Fark 4 dakika ve 4 saat haberi, Kadın ve Erkek Arasındaki Fark 4 dakika ve 4 saat görselleri, Kadın ve Erkek Arasındaki Fark 4 dakika ve 4 saat iletişim, Kadın ve Erkek Arasındaki Fark 4 dakika ve 4 saat bilgi

Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

forty three − = thirty three